mirc

Sesli Chat Sohbet

MircScriptler Mirc Sesli Chat Sohbet Muhabbet SeslİChat

Yazili Chat Sohbet


MircYukle Mircindir Mirc mRc TurkceMirc MircScript

mIRCScriptler

Sitede Ara

mIRC Haber Haberler

sohbete gir sohbet kızlarla sohbet en güzel sohbet odaları

Ocak 26th, 2009 Yazar admin

kızlarla sohbet yapmanın tam zamanı mircscriptler.net te özel sohbet sitesi sizi kızlarla buşuşturuyor
— İçerikler
- seviyeli sohbet olgun sohbet
- dini sohbet islami sohbet
- kızlarla sohbet güzel kızlarla sohbet en güzel kızlarla sohbet
- liseli kızlarla sohbet

Kategori mIRC | Yorum yok » Etiketler: » » » » »


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

Sinav

Ocak 8th, 2009 Yazar admin

Orhan ogün çok yogundu, seçim kampanyaları devam ediyordu.Aceleyle çevirdigi telefonda karşısına çıkan şarkı gibi bir sesle karşılaşınca şaşırdı. Özür dileyip kapattı. Ama o hoş ses, aklından çıkmıyordu. Ertesi sabah erkenden o numarayı aradı. Evet karşısında yine o tatlı ses vardı. Kendisini tanıttı, konuşmaya başladılar.Konuştukça kızdan daha da etkileniyordu.
Günler geçti. Hergün onunla konuşuyordu, onun sesini duymadan güne başlayamıyordu. Kızgın oldugunda sakinleştiriyor, üzgünken neşelendiriyor, monoton günlerinde yeni heyecan aşılıyordu.
O soguk kış günleri bu sıcacık sesle ısınmış ve bahar gelmişti. Bu arada seçim kampanyaları da çetin bir şekilde devam ediyordu.
Bu arada aklından ve kalbinden çıkaramadıgı o kızla evlenmeliyim diye düşünmeye başladı. Bu, kampanyası için de olumlu olurdu. Danışmanı başının etini yiyordu; “Evlenirsen puanların yükselir” diye…Şu ana kadar konuyu pek ciddi düşünmemişti. Neden olmasın dedi ve hızla telefonu çevirdi. Hiç nefes almadan evlenmek istedigini söyledi, kampanyasını anlattı, hayallerinden bahsetti.Onun coşkusu genç kıza da geçmişti. Ama bir anda sessizleşti ve mırıltılı bir sesle “Henüz beni görmediniz ya begenmezseniz?” dedi. Orhan “Bu kadar güzel sesin ve kalbin sahibi çirkin olamaz herhalde” dedi. Bu arada eski neşesini ve coşkusunu kaybetmişti. “O zaman yarın buluşalım” dedi.
Buluşacakları yeri konuştular. Ertesi gün Orhan heyecanla buluşacakları yere geldi. Biraz sonra uzaktan yanında köpegi ile güzel bir kız geliyordu. Acaba o mu diye düşündü. Ama parkın o kısmındaki tek kişi olmasına ragmen ona bakmıyordu. Uzaklara çok uzaklara bakıyordu. Sanırım o degil, dedi. Kızın gözlerinde güneş gözlükleri vardı.Kızın gözlerinin ne renk oldugunu düşünmeden edemedi. KIz, Orhan ile telefondaki melegin buluşacagı havuzun yanına kadar geldi. O da ne? Elinde bir beyaz baston vardı.
Orhan şaşkınlıkla ona bakakaldı. Bu o telefonlarda konuştugu melegiydi. Ama o kördü. Ne yapmalıyım diye düşündü. Kaçıp gitmeli mi? Herşeye ragmen elini tutup konuşmalı ve onunla evlenmeli miydi? Orhan yutkundu ve birkaç adım atıp, kızın yanından geçip sessizce gitti. Parkın dışına çıktıgında son birkez dönüp arkasına baktı. Kız hala uzaklara bakıyor, köpegiyle konuşuyor ve Orhan’ı bekliyordu.
Orhan ,günlerce onu bekleyen kızın hayalini unuamadı. Sürekli dogruyu yaptıgına kendini inandırmaya çalışıyordu. Bazen eli telefona gidiyor, “O gün işim çıktı, gelemedim” diyip, herşeye yeniden başlamayı düşünüyordu.
Günler geçti ve seçimler sonuçlandı. Orhan seçimleri kaybetti. Yine avukatlıga devam etmeye başladı. yeniyıl hazırlıklarının devam ettigi o öglen, sekreteri içeri girerek, davanın 25 dk sonra olacagını hatırlattı.
Hızla hazırlandı. Çantasını alıp adliyeye gitti. yerine geçti oturdu. Önemli bir tecavüz davası görülüyordu ve sanıgı Orhan savunacaktı, işi zordu. Biraz sonra karşı taraf ve hakimde yerlerini almıştı. Orhan, ilk tanıga sorusunu sordu. Moralinin bozulmaması için karşı tarafın avukatına bakmamıştı bile. ikinci tanık ile ilgili notlarına bakarken tanıdık bir ses duydu.Karşı tarafın avukatı konuşuyordu.
Başını kaldırdı daha bir dikkatle baktı. O sırada saçlarını topuz yapmış, menekşe gözlü, dudakları bir çizgi gibi kapalı avukatla gözgöze geldi.
İşte o anda gözlerinde birden başka bir görüntü canlandı. Bu, o parktaki kız olabilir miydi…? Yoksa halisülasyonlar mı görmeye başlamıştı. 2 saat sonra dava bittiginde hiçbirşey hatırlamıyordu. Yanından hızla geçen avukatın peşinden koşup bahçede yakaladı. Tam agzını açıp konuşacaktı ki, o menekşe göze, ta gözbebeklerinin içine kadar sımsıcak bir şeklide baktı. o çizgi halindeki dudaklar güller gibi açarak gülümsedi ve şarkı gibi melodik bir ses duyuldu.”Merhaba, ogün sana parkta şaka yapmak istemiştim… Herşeye ragmen beni isteseydin cesurca yanıma gelip bana telefondaki melegim demiş olsaydın. Ya da, 1-2 saniye daha bekleyebilseydin… Oraya sana evet demek için gelmiştim. Oysa sen, kendi kalbini sınavdan geçirdin be başarısız oldun. Bu arada, sürekli aradıgın ya da, parktaki günden sonra hiç aramadıgın telefon, ofisimdeki direk telefondu.” dedi ve telefondaki melek yürüyüp gitti…

Kategori Hikaye | Yorum yok »


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

Yaşamları altüst oldu

Ocak 5th, 2009 Yazar admin

Bu biletlere felaket vurdu! Büyük ikramiye onlar için kelimenin tam anlamı felaket getirdi. İşte parasıyla mutlu olamayanların hikayesi;

Türkiye’de en çok ikramiye kazandıran biletlerin satıldığı Nimet Abla’da çalışan Bilal Yıldız, 1996 yılında piyangodan kazandığı yüklü miktardaki ikramiyeyi 1 ay içinde harcadı. Kazandığı ikramiyeyle 3 lüks ev satın alınabileceğini söyleyen Yıldız, “Hazıra dağ dayanmıyor” dedi.

Büyük ikramiye talihlisi Bilal Yıldız, “Büyük ikramiye kazananlar zengin oldum havasına girmesin. Sade yaşamı tercih etsin. Aksi halde, eski günlerinizi özler duruma gelirsiniz” dedi. Edirne’de 11 yıl önce Milli Piyango’dan büyük ikramiyeyi kazanan Ayhan Yalçınkaya, huzurunun bozulduğunu, kötü günler geçirdiğini ve Milli Piyango bileti aldığı için pişman olduğunu söyledi. Yalçınkaya, “Eskiden daha güzel bir hayatım vardı. Dostlarımı kaybettim. Devlet memurluğuna devam etseydim param olmayacaktı ama huzurum olacaktı. Devlet memurluğuna geri dönmek istiyorum” diye konuştu.

KOCASINI BOŞADI

Yeşim Akyol’a 2003’te 2 trilyon TL çıktı. Kavga etmeye başladığı 8 yıllık eşiyle boşandı. Kocası “Para çıkınca beni boşadı” diyerek eşini suçladı. Salih Bahtiyar da, 1985 ve 1997’de 2 büyük ikramiye kazandı. Bahtiyar, “Mafya beni bulacak” diye bunalıma girip, eve kapandı. Salih Gümüşçay, 1989’da 5 milyar TL kazandı. Bir yıl sonra öldü. Tek başına yaşarken ölümünün ardından yüzlerce akrabası ortaya çıktı.

DNA testi için mezarı açıldı. Necmi Yıldırım’ın hikayesi ise çok acı. 2004’te 10 trilyon TL’nin dörtte birini kazanan Yıldırım, ikramiye yüzünden kavga çıkaran oğlu tarafından boğazından bıçakla kesilerek yaralandı.

SOĞUKTAN DONARAK ÖLDÜ

Denizli’nin Sarayköy ilçesine bağlı Tırkaz köyünde 40 yıl önce Milli Piyango biletine büyük ikramiye çıkan Mehmet Sarıoğlu, yaşadığı baraka tipi evde donarak öldü. Ali Atıcı ise, çay ocağı işletirken 2004’te Sayısal Loto’dan 543 milyar TL kazandı. Parayı aldıktan sonra memleketi Erzincan’a yerleşen Atıcı, boşandığı eşi ve çocuklarını İsviçre’ye gönderdi ve ikinci evliliğini yaptı. Ancak ondan da ayrılmaya karar veren Atıcı, “Zengin oldum, ama hayatım da alt üst oldu” dedi.
STAR
Yayın Tarihi : 04 Ocak 2009 09:25
Güncelleme :4 Ocak 2009 Pazar 21:42

Kategori Haberler | Yorum yok »


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

Ankara’da Gazze zirvesi

Ocak 5th, 2009 Yazar admin

İsrail’in Filistin’i bombalaması ve yaptığı kara harekatı, Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Dışişleri Konutu’nda başta Dışişleri Bakanı Ali Babacan olmak üzere bir grup yetkiliyle durum değerlendirmesi yapıyor.

Filistin ve Gazze ile dayanışma içinde olmak ve İsrail’i protesto etmek amacıyla gerçekleştirilen mitinge, 150′den fazla sivil toplum örgütü destek veriyor. Sabah saatlerinden itibaren vatandaşlar Çağlayan Meydanı’na akın etti. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı miting saat 12.00′den itibaren başladı. Protesto gösterisinde konuşmalar devam ediyor.

Havanın soğuk olmasına rağmen yüzbinlerce kişi meydanı doldurdu. Meydanda boş yer kalmazken, alana giremeyenlerin de bulunduğu belirtiliyor. Meydanda İsrail’e büyük öfke var. Pankartlarla bu öfke dile getirilirken yer yer İsrail bayraklarının ateşe verildiği görülüyor. Filistin ve Türk bayrakları yan yana dalgalanırken yüz binler yaşanan insan katliamına tepkilerini dile getiriyor.

Filistin ile dayanışma ve İsrail’i protesto içerikli pankartlar taşıyan katılımcılar, yine aynı yönde sloganlar attı.
Mitingi görüntüleyen ”jimmy jib” adlı hareketli kameranın düşmesi sonucu 2 kişi yaralandı.
İsrail bayrağı olan bir kuklanın yakıldığı mitingi, ulusal ve uluslararası basın kuruluşlarından çok sayıda gazeteci izliyor.

Mitinge katılım oldukça yüksek. Mmitinge Türkiye’nin dört bir yanından katılım gerçekleşti. Mitinge katılan kalabalık, ellerinden Türk ve Filistin bayrakları ve İsrail’e lanet okuyan pankartlar taşıdı.
İsrail Gazze’den defol pankartları taşınıyor. Akın akın meydana insanlar geliyor. Şiddetli yağmura rağmen kalabalık artıyor. Kadınlar ve çocuklar da yine büyük ilgi gösteriyor.

Konuşmalar başladı. İlk konuşmayı Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu yaptı.
Gündoğdu’nun konuşmasının ardından alanda toplanan yüzbinler ‘Kahrolsun İsrail’ sloganları attı. Zaman zaman Filistin davasını anlatan marşların çalındığı dikkat çekti.
Daha sonra yapılan konuşmalarda dünya Müslümanlarına çağrılar yapıldı.

İKİ YÜZLÜ DÜNYA NEREDE?

Hak-İş Başkanı Salim uslu, İsrail’in devlet terörünü bir yaşama biçimi olarak benimsediğini belirten bir konuşma yaptı. Yoğunluk nedeniyle İstanbul’a trafik felç oldu.
Uslu’nun konuşmasının ardından Filistin Temsilcisi Aram Bilal anons edildi. Aram Bilal, Kahrolsun İsrail diyerek alanda toplanan yüzbinleri selamladı.

DİYARBAKIR’DA İSRAİL’İ TEL’İN MİTİNGİ BAŞLADI

Diyarbakır’daki birçok sivil toplum kuruluşunun düzenlediği İsrail’i tel’in mitingi başladı.
Şehitlik Mahallesi’ndeki İstasyon Meydanı’nı dolduran binlerce kişi, İsrail’i protesto ediyor. Polisler meydanın 4 girişinde oluşturduğu güvenlik noktasında vatandaşları üst aramasından geçirip alana alıyor.
Protestonun yapıldığı meydanda İsrail’in büyük bir bayrağı yere serildi. Halk tepkisini bayrağın üzerine basarak dile getiriyor.

İSRAİL’İN BÜYÜKELÇİLİĞİNE KAN

Kayseri’de 3 sendika, üyelerinin bağışladığı 1 poşet kanı, ”Müslüman kanı dökmemesi” için İsrail’e ulaştırılmak üzere bu ülkenin Ankara Büyükelçiliğine gönderdi.
Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, Türk Sağlık-Sen Şube Başkanı Ünal Polat, Türk Tarım Orman-Sen Şube Başkanı Fikret Özcan ile bazı sendika üyeleri, Cumhuriyet Meydanı’ndaki PTT binası önünde basın açıklaması yaparak, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınadı.

Öztürk, burada, karton kutudan çıkardığı, içinde sendika üyelerince bağışlanan kan bulunan poşetleri göstererek, ”İsrail, Müslüman kanı akıtmaya bir türlü doymuyor. Bu tutumundan vazgeçmesi için üyelerimizin bağışladığı kanları İsrail’e gönderiyoruz. Umarım İsrail bu kanlarla tatmin olur da Filistinli Müslümanların kanını akıtmaktan vazgeçer. İsrail’e, 1 yıl içinde 365 gün boyunca günde 1 poşet kan göndereceğiz” dedi.

Öztürk ve diğer sendika yetkilileri, koliye koydukları bir poşet kanı, İsrail’e ulaştırılmak üzere bu ülkenin Ankara Büyükelçiliğine gönderilmesi için PTT yetkilisine teslim etti.

İSRAİL’İN GAZZE SALDIRILARI ANKARA’DA PROTESTO EDİLDİ

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) üyeleri, İsrail’in Gazze saldırılarını protesto etti.
İsrail’in Ankara Büyükelçiliği önünde saat 03.00 sıralarında toplanan grup, İsrail’i protesto eden sloganlar attı.

Saldırılarda ölenler için dua eden MAZLUMDER üyeleri, büyükelçiliğe kartopu attı.
MAZLUMDER Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, burada yaptığı açıklamada, Gazze’de yaşanan drama dünyanın sessiz kaldığını, bir süre önce başlayan harekatın ‘’soykırım harekatı” olduğunu savundu.
Saldırıları, insanlığın vicdanına vurulmuş bir darbe olarak niteleyen Gergerlioğlu, Türkiye’nin İsrail’deki büyükelçisini geri çekmesini istedi.

DÜNYA İSRAİL’İ KINIYOR

İngiltere Başbakanı Gordon Brown, İsrail’le Hamas arasında derhal ateşkes ilan edilmesini istedi.
Brown, BBC’ye verdiği demeçte, “Yapmamız gereken, acil ateşkes için eskisinden daha çok çaba göstermek. İsraillilerin roket saldırılarının olmayacağı konusunda birtakım garantiler alması gerekiyor” dedi.

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada da İsrail’in Gazze’de kara harekatına başlaması ve bu toprakları istila etmesi kınandı.
Açıklamada, İsrail’den saldırganlığını derhal ve önkoşulsuz durdurması istenirken, BM Güvenlik Konseyi ile Ortadoğu Dörtlüsüne, İsrail’in saldırganlığını durdurmak için vakit geçirmeden sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulunuldu.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Qin Gang da Gazze’deki durumdan kaygı duyduklarını belirterek, taraflara, sivil kayıpları önlemek için askeri eylem ve çatışmaları derhal durdurmaları çağrısı yaptı.

PAPA: SAVAŞ VE NEFRET ÇÖZÜM DEĞİL

Papa 16. Benediktus, İsrail ve Filistinlileri Gazze Şeridi’ndeki çatışmalara derhal son vermeye çağırdı.
Papa, St. Peter meydanındaki konuşmasında, yakın tarihin savaş ve nefretin bölgedeki sorunlara çözüm olmadığını gösterdiğini söyledi.
Papa’nın bahar aylarında kutsal toprakları ziyaret etmesi planlanıyor.

AVRUPA GAZZE İÇİN YÜRÜDÜ

İsrail’in Gazze’ye gerçekleştirdiği saldırılarda 8. güne girilirken, Avrupa’da da İsrail protestoları sürüyor. Almanya’nın başkenti Berlin’de 10 bin kişi, saldırıları protesto etmek için bir araya geldi.

İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırısında ölü sayısı 430′a ulaşırken, başkent Berlin’de 10 bin kişi Alexanderplatz’da saldırıları protesto ederek, “Çocuk katili İsrail”, “George Bush bir teröristtir” ve “Yaşasın uluslararası dayanışma” sloganları ile yürüdü. Göstericiler Alman Başbakanı’na ve Dışişleri Bakanı’na da seslenerek, “Sesimizi duy Merkel”, “Sesimizi duy Steinmeier” sloganları ile İsrail’de acilen ateşkesin sağlanmasını istediklerini dile getirdi.

İngilizler de ayakta

Londra başta olmak üzere İngiltere’nin büyük şehirleri Manchester, Birmingham, Edinburgh, Glasgow, Portsmouth gibi şehirlerde değişik ırktan protestocular, taşıdıkları dövizler ve pankartlarla İsrail’i ve ona destek olan ülkeleri kınayan gösteri yürüyüşleri yaptı. Protesto gösterilerinin en büyüğü ise Londra’da gerçekleştirildi. Londra Metropolitan polisinin açıklamasına göre 50 bin kişi, gösteriyi düzenleyen grup sözcülerine göre ise 90 bin kişi gösteri ve protesto yürüyüşüne katıldı.

KentHaber

Kategori Haberler | Yorum yok »


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

Kendini Neden Opturmedi

Ocak 5th, 2009 Yazar admin

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir dizi açılış için Antalya’ya geldi. Başbakan Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan ile Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu eşlik etti.

Başbakan Erdoğan ilk olarak Antalya Adliyesi’nin yeni hizmet binasının açılışını gerçekleştirdi. Başbakan Erdoğan, açılışta yaptığı konuşmada Antalya’nın Türkiye’nin vitrini olduğunu belirterek

“Antalya, Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı haline geldi” dedi. Dünyada marka şehir olması gereken Antalya’nın yetersiz bir Adliye Sarayı’na sahip olmasını kabul edemediklerini belirten Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Antalya’ya yakışan bir bina için 2006′da ihaleye çıktık ve 35 milyon TL’ye bu binayı tamamladık. Antalya’ya hem estetik hem de mimari açıdan önemli bir eseri kazandırdık. İnanıyorum ki burada görev yapan hakim, savcı ve diğer personelimiz daha hızlı ve kaliteli hizmet verecektir. Daha önce Manavgat, Alanya ve Korkuteli’ne de adliye binaları kazandırmıştık. Hükümet olarak milletimizden aldığımız güçle yola devam ediyoruz.”

EŞİM İZİN VERMİYOR

Antalya Adliyesi’nin yeni hizmet binasının açılışını beraberindeki bakanlarla birlikte gerçekleştiren Başbakan Recep Tayip Erdoğan, binanın yapımında katkısı olanlara birer teşekkür plaketi verdi. Binanın içini de gezen Başbakan Erdoğan, adliye çıkışında kendisini öpmek isteyen bir vatandaşa, “Eşim beni kendisinden başka birinin öpmesini istemiyor” karşılığını verdi.
iha
Yayın Tarihi : 04 Ocak 2009 04:04
Güncelleme :4 Ocak 2009 Pazar 16:12

Kategori Haberler | Yorum yok »


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

« Önceki yazılar