mirc

Sesli Chat Sohbet

MircScriptler Mirc Sesli Chat Sohbet Muhabbet SeslİChat

Yazili Chat Sohbet


MircYukle Mircindir Mirc mRc TurkceMirc MircScript

mIRCScriptler

Sitede Ara

mIRC Haber Haberler

Aydin Dogan

Şubat 17th, 2010 Yazar admin

15 Nisan 1936 tarihinde Kelkit´te, bölgenin köklü ailelerinden birinin oğlu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Kelkit´te, lise öğrenimini Erzincan´da tamamladı. 1956-1960 yılları arasında İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi´nde okudu. Öğrencilik yıllarında “Talebe Cemiyeti” başkanlığı yaptı. 1958´de daha öğrenimini bitirmeden iş hayatına atıldı. Nakliyecilik, müteahhitlik, otomobil, ticari araç ve inşaat makinaları gibi değişik sektörlerde ticaret yaptı. 1961 yılında ilk şahsi şirketini kurdu, 1970 yılına kadar şirket toptan ticaret alanında varlık gösterdi.

1974´te yeni şirketiyle, sanayi alanına adım attı. 1974´ü izleyen yıllarda İstanbul Ticaret Odası Meclis ve Yönetim Kurulu Üyeliği´ne, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Üyeliği´ne seçildi.

1979 yılında Milliyet Gazetesi´ni devralarak, basın ve yayıncılık dünyasına girdi, 1994 yılında Hürriyet Gazetesi´ni de satın alarak medyadaki varlığını pekiştirdi, çalışmaları ile bu alanda yükselen bir grafik çizdi. 1986-96 yılları arasında Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası Başkanlığı´nı yürüttü. 1998 yılında Tokyo´da yapılan Dünya Yayıncılık Birliği (World Association of Newspapers WAN) toplantısında seçimle Yönetim Kurulu Üyeliği´ne getirilen ilk Türk oldu.

1999 yılında T.C. Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile ödüllendirildi. 1999 yılında yılında Girne Amerikan Üniversitesi´nden, 2000, 2001 ve 2005 yıllarında ise, sırasıyla, Ege Üniversitesi, Bakü Devlet Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi´nden fahri doktora ünvanı aldı.

1996 yılında Aydın Doğan Vakfı´nı kurarak, kültür, eğitim, sosyal alanlarda yapmakta olduğu hizmetlerini bir şemsiye altına topladı. Kendisini ve aile fertlerinin ismini taşıyan sekiz okul yaptırdı. Vakıf her yıl dünyanın en saygın ödüllerinden biri olan Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması´nı düzenliyor, Genç İletişimciler Yarışması ile de iletişim öğrenimi görenlere destek veriyor. Ayrıca verdiği Aydın Doğan Ödülü´yle edebiyattan müziğe, mimarlıktan sosyal bilimlere kadar çeşitli kültür ve sanat alanlarına da destek oluyor.

Aydın Doğan, 1977 yılından bu yana İstanbul Ticaret Odası vergi rekortmenleri arasındadır. 1961 yılında üç kişiden oluşan şirketini bugün 11.000´i aşkın çalışanıyla Türkiye´nin en büyük üç grubundan biri haline getirmiştir. Doğan Grubu´nun medyadan enerji dağıtımına, endüstriden turizme, telekomünikasyondan sigortacılığa kadar geniş bir sektörel yelpazede üretim yapan ya da hizmet veren şirketleri bulunmaktadır.

Aydın Doğan evlidir, dört çocuk ve dört torun sahibidir.

Kısaca Doğan Grubu

1950´lerde ana işi ticaret olan küçük bir şirketle başlayan Doğan Grubu, hızla gelişerek Türkiye´ nin en büyük ve mali açıdan en güçlü gruplarından biri haline gelmiştir. Doğan Gurubu bünyesinde bugün iki büyük holding kuruluşu yer almaktadır: Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş. ve Doğan Yayın Holding A.Ş.

Doğan Grubu, ana faaliyet alanları olan enerji dağıtım, sigorta ve medyanın dışında turizm, sanayi ve ticaret alanlarında da faaliyet göstermekte ve Türkiye´nin en büyük üç holdinginden birini oluşturmaktadır. Uzun yıllardır finans alanında da faaliyetleri olan Doğan Grubu, Dışbank´ı uzun vadeli yapılanma stratejisi içinde Fortis Grubu´na satarak bankacılık sektöründen çıkmıştır. Doğan Holding dışında hisseleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsası´nda (İMKB) işlem gören Grup şirketleri, Doğan Yayın Holding, Ray Sigorta, Milpa, Çelik Halat, Ditaş, Hürriyet, Milliyet, Petrol Ofisi ve Doğan Burda´dır.

Türkiye´nin en büyük üç holding grubu arasında yer alan Doğan Grubu, müşteri odaklılık, yenilikçi fikirler ve Türk ekonomisinin gelişimine katkı sağlamada kararlılık ilkelerini birleştiren uzun vadeli iş stratejilerini uygulamaktaki başarısıyla tanınmaktadır. Doğan Grubu, değişim sürecini başarıyla yönetme ve müşterilerine geniş bir faaliyet ağı ile ulaşan yenilikçi hizmetler yaratma geleneklerinin yanı sıra, sağlam yönetim, dürüstlük ve yüksek etik standartlara bağlılık ilkeleri ile çalışmaktadır. Doğan Grubu, iyi kurumsal yönetişim ilkesinin uygulanması ve sergilenmesini önümüzdeki beş yıl için en önemli hedefi olarak belirlemiştir.

Doğan Grubu, kurucusu Aydın Doğan önderliğinde, hedef kitlenin yaşam biçimine uygun, zamanında ve yerinde hizmetler sunabilmek; Grup şirketleri ve uluslararası ortaklıklarla yaratılan sinerji aracılığıyla da hissedarlarına artı değer yaratmak için gerekli çalışmalarını sürdürmektedir.

Doğan Grubu, global iş anlayışı çerçevesinde, AOL-Time Warner grubundan CNN, the Universal Music Group, Burda GmbH ve Egmont Yayıncılık gibi uluslararası şirketlerle ortaklıklar kurmuştur.

Grup, Türkiye´nin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik sınırlamaların bilinciyle geliştirdiği sosyal sorumluluk projelerini Aydın Doğan Vakfı eliyle uygulamaya koymaktadır, bugüne kadar bu tür projelere 10 milyon Amerikan dolarını aşan yatırımda bulunmuştur.

Doğan Holding´in toplumsal sorumlukların bir yansıması olarak Kelkit yöresinde yürütülen organik tarım projesi, Avrupa Komisyonu İşletmeler Genel Müdürlüğü tarafından, “Avrupa Çapında Kurumsal Sosyal Sorumluluk Bilincini Artırma Kampanyası” için düzenlenen yarışmada seçilen 10 projeden biri olmuştur.

Doğan Grubu´nun 2004 yılı konsolide geliri 5,7 milyar Amerikan dolarını aşmıştır. 2004 yılında Hazine´ye vergi ve benzeri fon, harç gibi kesintiler yıoluyla sağladığı katkı 680,2 milyon Amerikan dolarıdır.

Kategori Biyografi | Yorumlar kapalı


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

Deniz Akkaya

Şubat 17th, 2010 Yazar admin

3 Ağustos 1977’de İstanbul’da doğan manken Deniz Akkaya, ilkokulu Faik Reşit Onat İlkokulu’nda, ortaokulu Bilge Kaan Ö.D. Lisesi’nde, liseyi de Semiha Şakir Ö.D. Lisesi’nde okudu. Mankenlik kariyerine 1997 yılında “Best Model of Turkey Yarışması”nda birinci olarak başlayan Akkaya, 1997 yılında yapılan “Miss Grace of the World” yarışmasında da dördüncü seçildi. Okan Bayülgen, Erdal Acar gibi isimlerle yaşadığı fırtınalı aşklarının yanı sıra gece hayatıyla da adından söz ettiren Akkaya, televiyon dizilerinde oynadı ve yarışmalarda sunuculuk yaptı.

Yıldırım Mayruk defileleri başta olmak üzere birçok ünlü firma ve kuruluşun tanıtım, organizasyon, defile ve çekimlerinde profesyonel manken olarak yer alan Akkaya’nın çıktığı bazı defileler şunlardır: Escada Catwalk, Vakko defileleri, Beymen defileleri, Cemil İpekçi defileleri, Atıl Kutoğludefileleri, Hakan Yıldırım defileleri, Arzu Kaprol defileleri ve Fevziye Çamer defileleri.

Kategori Biyografi | Yorumlar kapalı


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

Abdullah Catli

Şubat 17th, 2010 Yazar admin

1956 yılında Nevşehir’de doğdu. Ülkücü militan.1977´de Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı, 25 Mayıs 1978´te de Ülkücü Gençlik Derneği Genel Başkan Yardımcılığı´na seçildi. Çok sayıda siyasi cinayet, bombalama, kahve taranması ve hapsten adam kaçırma olayının düzenleyicisi olmakla suçlandı. 11 Temmuz 1978´de Ankara´da Hacettepe Üniversitesi Öğretim üyelerinden Doç. Dr. Bedrettin Cömert´in öldürülmesi olayının faili olarak Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi´nce hakkında gıyabi tevkif kararı verildi.23 Ağustos 1978´de Sakarya ilinde 06 PD 137 plakalı otonun içinde Ülkücü Nevzat Bor ile birlikte yakalandı ve gözaltına alındı. ÜGD Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun “Ankara´nın her tarafında bomba patlatırız” tehdidi yüzünden serbest bırakıldığı da iddia edildi.

Abdullah Çatlı´nın, 9 Ekim 1978´de de Ankara ili Bahçelievler semtindeki 7 TİP´linin katledilmesi olayının planlayıcısı ve baş sorumlusu olduğuna ilişkin tutuklama kararı olayın üzerinden 4 yıl, 4 ay geçmesinden sonra 4 Mart 1982´de çıkartılabildi.1979 yılında İstanbul´a yerleşen ve Hasan Kurtoğlu sahte kmlğn kullanan Çatlı, burada silah ve uyuşturucu kaçakçıları ile yakın ilişkiler kurdu. Emniyet tarafından hazırlanan bir belgede, 16 Mart katliamında kullanılan TNT kalıplarının Çatlı tarafından satın alındığı ettiği ifade edliyor.Çatlı, İstanbul´da kaldığı dönemde Ağca´nın hapisten kaçma eylemini Oral Çelik ile birlikte organize etti, Milliyet Gazetesi Başyazarı Abdi İpekçi´nin öldürülmesinden sonra Abdullah Çatlı´nın, Mehmet Ali Ağca ve arkadaşlarına sahte pasaport temin ettiği, hatta Mehmet Ali Ağca, hapisten kaçtıktan sonra Çatlı´nın evinde kaldı.

Çatlı, Nevşehir Emniyetinden sağladığı pasaport ile 12 Eylül´ü izleyen aylarda yurt dışına çıktı. Bulgaristan ve Viyana´da bir süre kaldı. 13 Mayıs 1981´de Ağca tarafından gerçekleştirilen Papa Suikastı tertipçilerinden olduğu ileri sürüldü. 22 Şubat 1982´de İsviçre´de Mehmet Saral adına düzenlenmiş sahte pasaport ile yakalandı, ancak serbest bırakıldı. 9 Eylül 1982´de İtalyan kökenli kontra lideri Stafane Deele Chiaie ile birlikte Amerika´da yapılan Dünya Anti Komünistler Birliği toplantısına katıldı iddia edildi. 22 Ekim 1983´de Paris´te MİT ile ilişkiye geçtiği ve ASALA´ya karşı 5 eylemde kullanıldığı MİT resmi belgelerine yer aldı. 22 Ekim 1984´de Paris´te 450 gr. eroin ile yakalandığında üzerinde Hasan Kurtoğlu adına düzenlenmiş bir pasaport vardı. Çatlı, Fransa´da 4,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 16 Eylül 1985´de Papa Suikasti davasında tanık olarak konuştu. Oral Çelik´in suikast ile ilgisi olmadığını, Ağca´nın Bulgar ajanı olabileceğini iddia etti. Çatlı, kısa bir süre sonra Fransa tarafından uyuşturucu kaçakçılığından 7 yıl ceza aldığı İsviçre´ye iade edildi. 21 Mart 1990´da Zug cezaevinden kaçtı.

1993´de Türkiye´ye gelen ve taşıdığı Şahin Ekli adına düzenlenmiş sahte pasaport ile gözaltına alınan Çatlı, aynı tarihte serbest bırakıldı. Yeşilköy havaalanında alınan parmak izleri yıllar sonra Ömer Lütfü Topal´ı öldüren otomatik silahlardan birinin şarjöründe de bulunacaktı. Çatlı´nın 26 Nisan 1996´da Ömer Lütfü Topal ile aynı uçakta Kıbrıs´a gittiği ve aynı otelde kaldıktan sonra 1 Mayıs 1996´da geri döndüğü de kayıtlardan ortaya çıktı.

Türkiye´de Mehmet Özbay sahte kimliğini kullanan Çatlı´nın İstanbul´da 6 şirkete ortak olmuş ve ticaret hayatına da atılmıştı. Tansu Çiller´in başbakanlığı döneminde PKK´nın finansmanı olarak görülen Kürt kökenli işadamlarına yönelik operasyonlarda yer aldığı; 15 Mart 1995´de Azarbeycan´da düzenlenen darbenin organizasyonunda yer aldığı; Tarık Ümit´in kaçırılıp öldürülmesi olayını düzenlediği; ilişki içinde olduğu Özel Harekatçı Polisler ile birlikte Ömer Lütfü Topal cinayetini gerçekleştirdikleri; Mehmet Ali Yaprak´ı fidye almak için kaçırdığı; devletin çeşitli resmi belgelerinde ifade edilmektedir.

Çatlı, 3 Kasım 1996´da Balıkesir´in Susurluk ilçesi yakınlarında geçirdiği trafik kazasında öldü.

Üzerinde Mehmet Özbay adına düzenlenmiş sahte kimlikler, yeşil pasaport, ruhsatsız silah ve ceket cebinde bir miktar kokain bulunuyordu. Yapılan otopside kanında kokain maddesine rastlandı. 5 Kasım 1996´da Nevşehir´de yapılan cenaze törenine, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Drej Ali olarak tanınan Ali Yasak ve bazı Ülkücü Gruplar ile yaklaşık olarak 4500 kişilik bir topluluk katıldı. Türk bayrağına sarılı tabutu Necdet Ersan Mezarlığına defnedildi.

Kategori Biyografi | Yorumlar kapalı


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

Bulent Ecevit

Şubat 17th, 2010 Yazar admin

Bir bardak çay, bir yaprak kağıt, bir kurşun kalem ve şiir kitabı”… İşte Bülent Ecevit´in hayatındaki en yakın arkadaşları… Onunki 28 Mayıs 1925´te başlayan sade bir hayattı… İlk ve Ortaokulu Ankara´da okur… Lise çağında ona İstanbul Robert Kolej yolları görünecektir… Bu yol onun hayatını derinden etkileyen evliliğinin de vesilesidir…
Kolej´deki bir resim yarışmasında Rahşan Aral´la tanışır… Kısa sürede aşk yaşamaya başlayan iki genç, 22 Ağustos 1946 tarihinde Çocuk Esirgeme Kurumu salonunda sade bir törenle evlenirler… Bülent bey Londra Üniversitesi´ne kayıt yaptırır ve Londra Basın Ataşeliği´nde göreve başlar… Sırada Londra günleri vardır artık…

1949 yılında CHP´nin resmi yayın organı Ulus gazetesinde yazmaya başlayan Ecevit, 1954 yılında Amerikan Haberler Merkezi´nin davetlisi olarak Washington´a gider… Yazılarını Halkçı isimli gazetede sürdürür… Amerika´dayken aldığı bir telgraf hayatını değiştirecektir… CHP´den milletvekilliği adaylık teklifidir telgraftaki mesaj…27 Ekim 1957´de o artık milletvekilidir…15 yılda hızla atılan adımlar onu 14 Mayıs 1972´de CHP Genel Başkanlığı koltuğuna taşır…İsmet İnönü´ye karşı kazanılan zaferin ardından, Kıbrıs Fatihi ünvanına iki yıl kalmıştır… Onun siyasi hayatının belki de en önemli kilometre taşlarından birisi 1974´teki Başbakanlığında yapılan Kıbrıs Barış Harekatıydır…

12 Eylül 1980 askeri darbesinin siyasi yasaklısı Bülent Ecevit, eşi Rahşan hanımla bir süre Zincirbozan günlerine mahkumdur… Ardından eşinin uzun süre genel başkanlığını yaptığı Demokratik Sol Parti´nin başına geçer… 1991´de
yeniden Meclis´e giren Ecevit ve partisi, 1998´de ANASOL D hükümetinin düşürülmesinin ardından azınlık hükümeti olarak iktidara gelir… Azınlık hükümetinin başbakanı 17 Şubat 1999´da tarihi bir açıklama daha yapar…

Bu rüzgar 18 Nisan 1999 seçimlerinde ise yüzde 21´lik oyuyla birinci parti yapar DSP´yi ve Ecevit´i… Başbakan Ecevit 74.Yaşgünü´nde TGRT´nin kendisine hediye ettiği çiçeği alırken MHP ile koalisyonun temelini attıklarını da ilk kez telefuz eder…

Aslında yılların zıt kutbu gördükleri MHP ile koalisyonu Kıbrıs´ta masa tenisi oynarken de dile getirir Ecevit çifti…

DSP-MHP-ANAP Hükümeti büyük zorluklarla işe başladı… İki büyük deprem ve ekonomik problemler… Bir de Cumhurbaşkanlığı krizi… Kriz r Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer üzerinde uzlaşmayla aşılmıştı… 16 Mayıs 200´de göreve başlayan Cumhurbaşkanı Sezer´in birkaç ay sonra bir Milli Güvenlik Kurulu´nda Başbakan Ecevit´e fırlattığı Anayasa kitapçığı, bir ekonomik krizin de tetikleyicisi olacaktı…

19 Şubat 2001… Cumhurbaşkanı ve Başbakan´ın kamu bankaları yüzünden tartışması, piyasayı gerdi… Dolar 650 bin liradan bir günde 1 milyon 100 bin liraya fırladı… Faizler çıktı, borsa çöktü… Başbakan bu kriz günlerinde eski
bir dostu hatırladı… O dönem Dünya Bankası´nda çalışan Kemal Derviş´ti bu dost…. Derviş süper bakan olarak Ekonominin başına getirildi apar topar… Ecevit tıpkı Sezer gibi onunla da gönül köprülerini atacaktı bir süre sonra…
Zira Derviş de bakanlıktan istifa edip, önce Hüsamettin Özkan ekibiyle, sonra da Bülent beyin en büyük politik rakiplerinden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal´la dirsek temasında bulunacaktı…

Tarih 4 Mayıs 2002´ydi… Başbakan Ecevit Başkent Hastanesi´ndeydi… Basit bir bel rahatsızlığı giderek büyümüş, kaburgası kırık, güçlükle konuşan bir Başbakan durumuna düşmüştü Ecevit… 28 Mayıs 2002´de hastaneden taburcu
olduğunda artık eskisi gibi yürüyemiyor ve konuşamıyordu…

Bülent Ecevit Başbakanlık koltuğunu tüm ısrarlara karşın bırakmadı bu süreçte…

Sağlığının ona yapamadığını 3 Kasım 2002 seçimleri yapmıştı… Birinci parti olarak seçime giren DSP, korkunç bir erimeyle yüzde bire düşmüştü… Ecevit için siyasette yolun sonuydu…

Kategori Biyografi | Yorumlar kapalı Etiketler: » » » »


Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
​​​​​

Etiketler: » » » »