Şubat 17th, 2010 Yazar admin
1956 yılında Nevşehir’de doğdu. Ülkücü militan.1977´de Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı, 25 Mayıs 1978´te de Ülkücü Gençlik Derneği Genel Başkan Yardımcılığı´na seçildi. Çok sayıda siyasi cinayet, bombalama, kahve taranması ve hapsten adam kaçırma olayının düzenleyicisi olmakla suçlandı. 11 Temmuz 1978´de Ankara´da Hacettepe Üniversitesi Öğretim üyelerinden Doç. Dr. Bedrettin Cömert´in öldürülmesi olayının faili olarak Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi´nce hakkında gıyabi tevkif kararı verildi.23 Ağustos 1978´de Sakarya ilinde 06 PD 137 plakalı otonun içinde Ülkücü Nevzat Bor ile birlikte yakalandı ve gözaltına alındı. ÜGD Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun “Ankara´nın her tarafında bomba patlatırız” tehdidi yüzünden serbest bırakıldığı da iddia edildi.
Abdullah Çatlı´nın, 9 Ekim 1978´de de Ankara ili Bahçelievler semtindeki 7 TİP´linin katledilmesi olayının planlayıcısı ve baş sorumlusu olduğuna ilişkin tutuklama kararı olayın üzerinden 4 yıl, 4 ay geçmesinden sonra 4 Mart 1982´de çıkartılabildi.1979 yılında İstanbul´a yerleşen ve Hasan Kurtoğlu sahte kmlğn kullanan Çatlı, burada silah ve uyuşturucu kaçakçıları ile yakın ilişkiler kurdu. Emniyet tarafından hazırlanan bir belgede, 16 Mart katliamında kullanılan TNT kalıplarının Çatlı tarafından satın alındığı ettiği ifade edliyor.Çatlı, İstanbul´da kaldığı dönemde Ağca´nın hapisten kaçma eylemini Oral Çelik ile birlikte organize etti, Milliyet Gazetesi Başyazarı Abdi İpekçi´nin öldürülmesinden sonra Abdullah Çatlı´nın, Mehmet Ali Ağca ve arkadaşlarına sahte pasaport temin ettiği, hatta Mehmet Ali Ağca, hapisten kaçtıktan sonra Çatlı´nın evinde kaldı.
Çatlı, Nevşehir Emniyetinden sağladığı pasaport ile 12 Eylül´ü izleyen aylarda yurt dışına çıktı. Bulgaristan ve Viyana´da bir süre kaldı. 13 Mayıs 1981´de Ağca tarafından gerçekleştirilen Papa Suikastı tertipçilerinden olduğu ileri sürüldü. 22 Şubat 1982´de İsviçre´de Mehmet Saral adına düzenlenmiş sahte pasaport ile yakalandı, ancak serbest bırakıldı. 9 Eylül 1982´de İtalyan kökenli kontra lideri Stafane Deele Chiaie ile birlikte Amerika´da yapılan Dünya Anti Komünistler Birliği toplantısına katıldı iddia edildi. 22 Ekim 1983´de Paris´te MİT ile ilişkiye geçtiği ve ASALA´ya karşı 5 eylemde kullanıldığı MİT resmi belgelerine yer aldı. 22 Ekim 1984´de Paris´te 450 gr. eroin ile yakalandığında üzerinde Hasan Kurtoğlu adına düzenlenmiş bir pasaport vardı. Çatlı, Fransa´da 4,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 16 Eylül 1985´de Papa Suikasti davasında tanık olarak konuştu. Oral Çelik´in suikast ile ilgisi olmadığını, Ağca´nın Bulgar ajanı olabileceğini iddia etti. Çatlı, kısa bir süre sonra Fransa tarafından uyuşturucu kaçakçılığından 7 yıl ceza aldığı İsviçre´ye iade edildi. 21 Mart 1990´da Zug cezaevinden kaçtı.
1993´de Türkiye´ye gelen ve taşıdığı Şahin Ekli adına düzenlenmiş sahte pasaport ile gözaltına alınan Çatlı, aynı tarihte serbest bırakıldı. Yeşilköy havaalanında alınan parmak izleri yıllar sonra Ömer Lütfü Topal´ı öldüren otomatik silahlardan birinin şarjöründe de bulunacaktı. Çatlı´nın 26 Nisan 1996´da Ömer Lütfü Topal ile aynı uçakta Kıbrıs´a gittiği ve aynı otelde kaldıktan sonra 1 Mayıs 1996´da geri döndüğü de kayıtlardan ortaya çıktı.
Türkiye´de Mehmet Özbay sahte kimliğini kullanan Çatlı´nın İstanbul´da 6 şirkete ortak olmuş ve ticaret hayatına da atılmıştı. Tansu Çiller´in başbakanlığı döneminde PKK´nın finansmanı olarak görülen Kürt kökenli işadamlarına yönelik operasyonlarda yer aldığı; 15 Mart 1995´de Azarbeycan´da düzenlenen darbenin organizasyonunda yer aldığı; Tarık Ümit´in kaçırılıp öldürülmesi olayını düzenlediği; ilişki içinde olduğu Özel Harekatçı Polisler ile birlikte Ömer Lütfü Topal cinayetini gerçekleştirdikleri; Mehmet Ali Yaprak´ı fidye almak için kaçırdığı; devletin çeşitli resmi belgelerinde ifade edilmektedir.
Çatlı, 3 Kasım 1996´da Balıkesir´in Susurluk ilçesi yakınlarında geçirdiği trafik kazasında öldü.
Üzerinde Mehmet Özbay adına düzenlenmiş sahte kimlikler, yeşil pasaport, ruhsatsız silah ve ceket cebinde bir miktar kokain bulunuyordu. Yapılan otopside kanında kokain maddesine rastlandı. 5 Kasım 1996´da Nevşehir´de yapılan cenaze törenine, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Drej Ali olarak tanınan Ali Yasak ve bazı Ülkücü Gruplar ile yaklaşık olarak 4500 kişilik bir topluluk katıldı. Türk bayrağına sarılı tabutu Necdet Ersan Mezarlığına defnedildi.
Kategori Biyografi | Yorumlar kapalı

Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
Şubat 17th, 2010 Yazar admin
3 Ağustos 1977’de İstanbul’da doğan manken Deniz Akkaya, ilkokulu Faik Reşit Onat İlkokulu’nda, ortaokulu Bilge Kaan Ö.D. Lisesi’nde, liseyi de Semiha Şakir Ö.D. Lisesi’nde okudu. Mankenlik kariyerine 1997 yılında “Best Model of Turkey Yarışması”nda birinci olarak başlayan Akkaya, 1997 yılında yapılan “Miss Grace of the World” yarışmasında da dördüncü seçildi. Okan Bayülgen, Erdal Acar gibi isimlerle yaşadığı fırtınalı aşklarının yanı sıra gece hayatıyla da adından söz ettiren Akkaya, televiyon dizilerinde oynadı ve yarışmalarda sunuculuk yaptı.
Yıldırım Mayruk defileleri başta olmak üzere birçok ünlü firma ve kuruluşun tanıtım, organizasyon, defile ve çekimlerinde profesyonel manken olarak yer alan Akkaya’nın çıktığı bazı defileler şunlardır: Escada Catwalk, Vakko defileleri, Beymen defileleri, Cemil İpekçi defileleri, Atıl Kutoğludefileleri, Hakan Yıldırım defileleri, Arzu Kaprol defileleri ve Fevziye Çamer defileleri.
Kategori Biyografi | Yorumlar kapalı

Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
Şubat 17th, 2010 Yazar admin
Bir bardak çay, bir yaprak kağıt, bir kurşun kalem ve şiir kitabı”… İşte Bülent Ecevit´in hayatındaki en yakın arkadaşları… Onunki 28 Mayıs 1925´te başlayan sade bir hayattı… İlk ve Ortaokulu Ankara´da okur… Lise çağında ona İstanbul Robert Kolej yolları görünecektir… Bu yol onun hayatını derinden etkileyen evliliğinin de vesilesidir…
Kolej´deki bir resim yarışmasında Rahşan Aral´la tanışır… Kısa sürede aşk yaşamaya başlayan iki genç, 22 Ağustos 1946 tarihinde Çocuk Esirgeme Kurumu salonunda sade bir törenle evlenirler… Bülent bey Londra Üniversitesi´ne kayıt yaptırır ve Londra Basın Ataşeliği´nde göreve başlar… Sırada Londra günleri vardır artık…
1949 yılında CHP´nin resmi yayın organı Ulus gazetesinde yazmaya başlayan Ecevit, 1954 yılında Amerikan Haberler Merkezi´nin davetlisi olarak Washington´a gider… Yazılarını Halkçı isimli gazetede sürdürür… Amerika´dayken aldığı bir telgraf hayatını değiştirecektir… CHP´den milletvekilliği adaylık teklifidir telgraftaki mesaj…27 Ekim 1957´de o artık milletvekilidir…15 yılda hızla atılan adımlar onu 14 Mayıs 1972´de CHP Genel Başkanlığı koltuğuna taşır…İsmet İnönü´ye karşı kazanılan zaferin ardından, Kıbrıs Fatihi ünvanına iki yıl kalmıştır… Onun siyasi hayatının belki de en önemli kilometre taşlarından birisi 1974´teki Başbakanlığında yapılan Kıbrıs Barış Harekatıydır…
12 Eylül 1980 askeri darbesinin siyasi yasaklısı Bülent Ecevit, eşi Rahşan hanımla bir süre Zincirbozan günlerine mahkumdur… Ardından eşinin uzun süre genel başkanlığını yaptığı Demokratik Sol Parti´nin başına geçer… 1991´de
yeniden Meclis´e giren Ecevit ve partisi, 1998´de ANASOL D hükümetinin düşürülmesinin ardından azınlık hükümeti olarak iktidara gelir… Azınlık hükümetinin başbakanı 17 Şubat 1999´da tarihi bir açıklama daha yapar…
Bu rüzgar 18 Nisan 1999 seçimlerinde ise yüzde 21´lik oyuyla birinci parti yapar DSP´yi ve Ecevit´i… Başbakan Ecevit 74.Yaşgünü´nde TGRT´nin kendisine hediye ettiği çiçeği alırken MHP ile koalisyonun temelini attıklarını da ilk kez telefuz eder…
Aslında yılların zıt kutbu gördükleri MHP ile koalisyonu Kıbrıs´ta masa tenisi oynarken de dile getirir Ecevit çifti…
DSP-MHP-ANAP Hükümeti büyük zorluklarla işe başladı… İki büyük deprem ve ekonomik problemler… Bir de Cumhurbaşkanlığı krizi… Kriz r Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer üzerinde uzlaşmayla aşılmıştı… 16 Mayıs 200´de göreve başlayan Cumhurbaşkanı Sezer´in birkaç ay sonra bir Milli Güvenlik Kurulu´nda Başbakan Ecevit´e fırlattığı Anayasa kitapçığı, bir ekonomik krizin de tetikleyicisi olacaktı…
19 Şubat 2001… Cumhurbaşkanı ve Başbakan´ın kamu bankaları yüzünden tartışması, piyasayı gerdi… Dolar 650 bin liradan bir günde 1 milyon 100 bin liraya fırladı… Faizler çıktı, borsa çöktü… Başbakan bu kriz günlerinde eski
bir dostu hatırladı… O dönem Dünya Bankası´nda çalışan Kemal Derviş´ti bu dost…. Derviş süper bakan olarak Ekonominin başına getirildi apar topar… Ecevit tıpkı Sezer gibi onunla da gönül köprülerini atacaktı bir süre sonra…
Zira Derviş de bakanlıktan istifa edip, önce Hüsamettin Özkan ekibiyle, sonra da Bülent beyin en büyük politik rakiplerinden CHP Genel Başkanı Deniz Baykal´la dirsek temasında bulunacaktı…
Tarih 4 Mayıs 2002´ydi… Başbakan Ecevit Başkent Hastanesi´ndeydi… Basit bir bel rahatsızlığı giderek büyümüş, kaburgası kırık, güçlükle konuşan bir Başbakan durumuna düşmüştü Ecevit… 28 Mayıs 2002´de hastaneden taburcu
olduğunda artık eskisi gibi yürüyemiyor ve konuşamıyordu…
Bülent Ecevit Başbakanlık koltuğunu tüm ısrarlara karşın bırakmadı bu süreçte…
Sağlığının ona yapamadığını 3 Kasım 2002 seçimleri yapmıştı… Birinci parti olarak seçime giren DSP, korkunç bir erimeyle yüzde bire düşmüştü… Ecevit için siyasette yolun sonuydu…
Kategori Biyografi | Yorumlar kapalı
Etiketler: bulent » bulent ecevit » bulent ecevit kimdir » ecevit » ecevit kimdir

Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
Mayıs 24th, 2010 Yazar admin

Oynadığı birçok karaktere rağmen sinema severlere kendisini Oburiks karakteriyle çok sevdiren Fransız aktör Gerard Depardieu, 27 Aralık 1948 de Chateauroux, Indre de dünyaya geldi. Alkol ve sigarayla çok erken yaşta tanışan sanatçı, henüz 12 yaşındayken evden kaçıp Michelle ve Irène adlı iki fahişeyle yaşamaya başladı. Ufak tefek suçlar da bu alışkanlıklara eklenince bir süre hapiste yatmak zorunda kalan Depardieu, 16 yaşında hapisten çıkıp Paris e döndü.
ŞÖHRET KAPIDA
Bu dönemde Thétre Nationale Populaire in oyunculuk seçmelerine katılan ve başarılı olan Depardieu un yaşamında yeni bir sayfa açıldı. Bu yıllarda Marguerite Duras, Peter Hanke, Israel Horowitz ve Moliere yazarların yarattığı karakterleri sahneye taşıyan sanatçı, on beşten fazla oyunda rol aldı; ancak adını 1973 yılında rol aldığı Bertrand Blier nin Les Valseuses filmi ile duyurdu. Bu film Fransız sinemasında yeni bir tür kahraman yarattı ve oyuncunun popülaritesini inanılmaz artırdı.
Bu yıllarda art arda çok önemli yönetmenlerle çalışan genç Gerard, 1974 yılında Claude Sautet nin Sen, Ben ve Diğerleri ve Claude Goretta nın Pas si méchant que ça sında rol aldı. 1976 yılında Barbet Schroeder in Metres , Bernardo Bertolucci nin 1900 ve Marco Ferreri nin Son Kadın ı ile aynı yönetmenin 77 yapımı Maymun Düşü filminde rol aldı. Sanatçı bu yıllarda Şebeke , Ona Sevdiğimi Söyleyin , gibi birçok filme daha imza attı.
www.mircscriptler.net
tamamını oku »
Kategori Biyografi | Yorum yok »
Etiketler: bilgi » Biyografi » Gerard Depardieu » Gerard Depardieu biyografisi » Gerard Depardieu eserleri » Gerard Depardieu yasamı » Hayati » kim » kimdir

Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...
Mayıs 30th, 2010 Yazar admin

16 Mart 1973 yılında Malatya’da doğdu. Tam adı Ahmet Kutsi Karadoğan’dır.
1992 yılında kendi bestelerinden oluşan ufak bir albümle İstanbul’a gelmiş ancak bu dönemde Prodoktörlerin dikkatini çekmeyi başaramamıştır. Ama çalışmalarına devem eden Kutsi, Erol Köse’nin keşfi ile 2000 yılında Aşk Payını Aldı adlı ilk albümünü çıkarmıştır.
Asıl kendini gösterdiği Sana Ne albümünü 2005 yılında çıkarmıştır. Bu dönemde başta Nalan, Berksan olmak üzere diğer sanatçılara verdiği besteler ve Petek Dinçöz ile yaptığı düetlerlede diikat çekmiştir. Bu albümle ünü daha da artan Kutsi Müzik kanalı olan Kral Tv’de İlanı Aşk adlı programıyla müzik ve sunuculuğu bir arada yürüttü.
2006 yılında Doktorlar dizisiyle oyunculuğa adım atan Kutsi aynı dönemde Aynı Şehirde Nefes Almak Bile Bana Yetiyor adlı albümüyle müzikteki başaralı çıkışını devam ettirmeyi başarmıştır.
Kategori Biyografi | Yorum yok »
Etiketler: Biyografi » Hayati » kimdir » Kutsi » Kutsi biyografisi » Kutsi eserleri » Kutsi hayati » Kutsi kimdir » Kutsi kisa ozgecmisi » Kutsi resmi » Kutsi yaptiklari » Kutsi yaşamı » özgeçmişi » yaşamı

Dosyayi indirmek icin tiklayiniz...